Advertisement
REKLAM
Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri
Salı, 07 Eylül 2010
 
 
ÖZKONAK
Anasayfa
Haberler
Linkler
İletişim
Arama
Özkonak Tv
Kamera - Çarşı
Kamera - Petrol
Kamera - Çay Bahçesi
Kamera - Belediye
Lugat
Fotoğraflar
Yeni Fotograflar
Özkonak Fm
Chat
Ziyaretçi Defteri
Videolar
Sizden Gelenler
Anketler
Oyunlar
Seyret
Satılık - Kiralık
ÜYE GİRİŞİ




Designed by www.joomlatr.org
Reklam
Üye Sayımız
1106 registered
1 today
5 this week
8 this month
Last: vigrxNalliaisyGymn
Ziyaretçilerimiz Nerden
JoomlaWatch
JoomlaWatch 1.0.3
Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterinde toplam 456 kayıt bulunmaktadır.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 »

İsimKayıt
MURAT KORKMAZ
from gülşehir
Tarih: Paz 05 Eyl 2010 00:13:52 CEST
KESER DÖNER SAP DÖNER BİR GÜN HESAP DÖNER
m.k@hotmail.com
yaşar demirTarih: Paz 05 Eyl 2010 00:51:52 CEST
TÜM ÖZKONAKLI HEMŞEHRİLERİMİN KADİR GECELERİNİ KUTLAR KADİR GECESİNİN TÜM İNSANLIĞA HAYIRLARA VESİLE OLMASI İÇİN DUA EDERİM
yasardemr@windowslive.com
makbul çilTarih: Cts 04 Eyl 2010 02:10:05 CEST
sayin ozkonakli hemserilerim hepinize hayirli ramazanlar dilerim fansadan herkese selamlar
ibrahim
from istanbul
Tarih: Çrş 18 Ağu 2010 03:55:25 CEST
buradan tüm özkanaklılara selam eder hayırlı ramazanlar dilerim ve şimdiden ramazan bayramlarını kutlarım mehmet gülere oktay an arkadaşlarıma da ayrıca selamlar :p
er_kut_50@hotmail.com
Ergün Basci
from almanya
Tarih: Pzt 26 Tem 2010 03:11:06 CEST
Tüm özkonaklilara burdan selam ediyorum.Busene yine izine gelemiyorum malesef gönül isterdiki bu yaz o güzel köyümün havasini solumak insanlariyla sohbet etmek ama gurbet kolay olmuyor. Suan bende o dügünlerde bulunmak es dot akrabalarimin arasinda bulunmak ama ne yapalim saglik olsun
basci-50@hotmail.de
yaşar demirTarih: Prş 08 Tem 2010 00:30:47 CEST
YUSUF ÇİLDAN,IN ÖLÜMÜNDEN DOLAYI AİLESİNE BAŞSAĞLIĞI DİLER ALLAHIN RAHMETİ,İÇİN DUA EDERİZ ALLAH RAHMET EYLESİN.MEKANI CENNET OLSUN.
yasardemr@windowslive.com
ahmet erdemli
from cin guanzhou
Tarih: Sal 06 Tem 2010 01:08:34 CEST
herkese cin in guanzhou sehrinden selamlar
züleyha
from ankara
Tarih: Pzt 05 Tem 2010 20:23:28 CEST
ankaradan özkonağa kucak dolusu sevgi selam gönderiyorum ayrıca erdemli ailesine selam sevgi
Kadir Erzurum
from yurt disi
Tarih: Pzt 21 Haz 2010 00:23:04 CEST
Onursuzlardan ne dost olur ne düşman 
 
Oldum olası 'düşman' kavramını sevmem; insanların, toplumların, kültürlerin, inanç veya fikirlerin içinde kin, nefret, kötülük, zarar ve aklınıza gelebilecek bütün melanetleri taşıyan bu mefhumla adlandırılmasını istemem; rahatsız olurum...  
Yaşamımın hiçbir döneminde hiç kimseyi veya şeyi bu kavramın içerdiği anlamda görmedim, düşünmedim. Ama bütün dillerde olduğu gibi Türkçe'de de var işte 'düşman' ve 'düşmanlık' gibi olumsuzlukları ifade eden sözcükler.  
'Namussuz dostun olacağına namuslu düşmanın olsun' diye bir söz vardır Türkçede. Kimi zaman bire on, bire yüz gibi oranlar da içeren bu söz, düşman kavramına tahammül edemesek de karşımızda duruyor ve ne yazık ki örnekleriyle yaşamımızın ayrılmaz bir parçası olarak varlığını sürdürüyor.  
Şöyle ki...  
'Dost' kavramı; güveni, iyiliği, paylaşımı, sahiplenmeyi, bir olmayı, gönül rahatlığıyla sırtını dayamayı içerir ve 'düşman' terimi de bunların tam tersini ihtiva ediyorsa; dost ve düşman birbirinden tamamen ayrı, tamamen aykırı durumdaysa ve bunu böylesi bir açıklıkla ortaya koymak olanaklıysa işiniz kolay demektir belki ama, ya değilse? Bu iki zıt kavramın içerdiği kümeleri ayırmak bu kadar kolay olsa; özellikle dost bildikleriniz, sırtınızı dayadıklarınız, zaafiyetlerinizi, sırlarınızı paylaştıklarınız, yaşamınızdaki açıklarınızı, yumuşak karınlarınızı ilettikleriniz sizin düşündüğünüz, kabul ettiğiniz gibi olsa, sorun yok da, öğleler mi acaba?  
Muhataplarınız, rakipleriniz, şu veya bu alandaki ortaklarınız; sizinle yarışan, sizi alt etmek ve bazan bununla da yetinmeyip sizi yok etmek isteyen hasımlarınız gerçekten dürüst olsalar, namuslu ve onurlu davransalar; kişilik, kimlik sahibi bireyler olarak karşınızda yer alsalar işiniz kolay olacak da...  
'Dostlarınız' kavramın içeriğine uygun davranışlar sergilese; yüzünüze karşı ve arkanızdaki söz ve davranışlarında tutarsızlıklar olmasa; satma, hançerleme, arkadan vurma gibi durumlara sapmasa; sizden yararlanmaktan ziyade sizi kullanma, sırtınızdan çıkar sağlama ve işi geçince, sizin veriminiz düşünce ya da sizden daha kullanışlı başka dostlar(!) bulunca güle güle demese işiniz daha da tıkırında gidecek de...  
Söylemesi kolay!  
İnsanlar arasında; aileler, gruplar, toplumlar ya da başkaca farklılıklar arasında anlaşmazlıkların, ayrılıkların, çıkar çatışmalarının, kavgaların, savaşların olması kaçınılmaz da; bütün bu durumların düşmanlıklara dönüşmesini, kuşaktan kuşağa aktarılarak sürdürülmesin haklı görmek, hoş karşılamak doğru da değildir, etik de değildir.  
Düşmanlık kavramı kadar, belki ondan çok daha kötü olan nedir biliyor musunuz?  
İlkesizlik...  
Çünkü burada yörüngesizlik var, tutarsızlık var, belirsizlik var, ahlak bozukluğu var, sağlıksız kişilik özelliği var; saygısızlık, kabalık, aldatma, yalan, dolan, soygun ve giderek mide bulantısı var, insanlığınızdan utanma var, böylesi çirkin yaratıklarla bir arada olmanın verdiği kaçma isteği var, baş dönmesi var...  
Eğer siz de çağa uygunsanız; her koşulda işinizi yürütebilecek kadar akıllı ve değişen her ortamın uyumlu parçası olabiliyorsanız; ahlak, hukuk, görgü gibi kurallar sizin için de 'çağdışı', 'banal', 'gereksiz', 'ayak bağı' şeylerse; her anlamdaki çıkarlarınızı sahip olduğunuz değerleri ayak altına alma pahasına elde etme çabası içindeyseniz; gelene 'ağam', gidene 'paşam' diyebiliyor, efendi değiştirme konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamıyorsanız ve özellikle de olup biten hiçbir şeyi anlamıyor, sadece kursağınızı düşünüyorsanız bütün bu anlattıklarımın sizinle bir ilgisi yok demektir; lütfen rahatsız olmayınız. Buradaki feryat figan diğerleri, ötekiler, yani kendince bir 'yaşam felsefesi', hayatının anlamı, vazgeçilmez değerleri, eğilmeyen başı, sadece kendisinin kullandığı düşünen bir beyni; hata ve yanlışlar karşısında kızaran yüzü, sızlayan vicdanı olan insanlar için.  
Rahatsız olan, ezilen, itilen ve gittikçe sayıları azalan, ellerindekileri kaybeden onlardır çünkü. Onlar, bırakın yalana, dolana, hiyleye başvurmayı, diğer yaratıkların eylemlerinden bile utanç duyarlar, ezilirler, ne yapacaklarını bilemez duruma gelirler.   
Bereket sayıları iyice azaldı da...  
Onlardan olmayan yöneticilerin keyiflerine bakılırsa, tükenecekler gibi.  
Bitseler de meydan iyice salaklar sürüsü ile tepelerindeki onursuzlara kalsa; 'dost' kavramı tarihe karışırken 'düşman' kavramı da saflara göre belirlense bari...  
Durup dururken bu yazı da nereden mi çıktı?  
Sizce bu yazıya konu olan rezillik boyutunu çoktan aşan bozulmalar ile sayıları bir avuç kalan onurlu insanların mücadelesi durup dururken olan şeyler mi?  
Öylece durmayı sürdürelim mi yoksa!..  
erzurum_k@arcor.dehttp://www.kadirerzurum.deerzurum_k@arcor.de
kadir erzurum
from yurt disi
Tarih: Cum 18 Haz 2010 00:17:13 CEST
Düşünebilmenin dayanılmaz ağırlığı 
 
 
 
Sıradan insanlara; yolda, meydanda, trende karşınıza çıkan, tanımadığınız, meziyetlerini bilmediğiniz birilerine "İnsanı insan yapan, onu diğer canlılardan ayıran ve belki de üstün duruma getiren en temel gücü nedir?" diye sorsanız; eminim tamamına yakını "düşünebilmesi" diye yanıt verir. 
Aynı insanlara "İnsan türünün omuzundaki en ağır yük; onun rahatını bozan, uykularını kaçıran, huzursuzluklara, karamsarlıklara ve giderek tedirginlik ve mutsuzluklara yol açan temel niteliği hangisidir?" diye sorsanız; (deneyebilirsiniz) bir sürü neden sayarlar ama hiçbirisinin aklına "düşünebilmesi" gelmez. 
Neden? 
Bedensel güçsüzlüğüne karşın insanı dünyanın en güçlü canlı türü durumuna getiren 'düşünebilme gücü', nasıl oluyor da aynı zamanda insanın en ağır yükü haline gelebiliyor? 
Bir nitelik hem gücün kaynağı oluyor, hem de taşınması en zor olan bir yük haline geliyorsa ortaya bir çelişki çıkmaz mı? Ya da, insanın omuzundaki en ağır yük aynı zamanda onun en temel gücü durumunda ise bir tutarsızlıktan söz edilebilir mi? 
Labirent gibi oldu değil mi? 
Hayır hayır, aslında durum hiç te öylesine karışık, içinden çıkılmaz falan değil. Yükün güç haline gelmesi de sanılabileceği üzere çelişki değil, doğası gereği olan bir sonuçtur. 
Düşünebilme, akıl kullanabilme yeteneği insanı diğer canlılar arasında bedensel anlamda belki de en zayıf olma durumdan en güçlü hale getirebiliyor, insanın doğayı bilmesi ve hükmetmesine fırsat veriyorsa; edilgen, kaderine terkedilmiş, zavallı pozisyondan etkin, güçlü ve amir statüsüne ulaştırıyorsa elbette çok önemlidir, çok değerlidir, paha biçilemez bir değerdir, bir nimettir. Ama aynı zamanda ve tam da bu niteliklerinden ötürü düşünme yeteneği insanın en ağır yüküdür de. İnsanın omuzlarına öylesine ağır bir sorumluluklar bindiriyor ki, taşı taşıyabilirsen... 
Denebilir ki, 'canım biz de mümkün olduğunca az düşünürüz. Olur olmaz şeylere kafa yormadan, merak etmeden, öğrenmeye uğraşmadan; dünyayı düzeltmeğe, herkesleri mutlu etmeğe, adaleti sağlamaya falan çalışmadan; kim ya da kimler hangi işlerle uğraşmış, kimin eli kimin cebinde, kim kimi kandırmış, kim veya kimler dünyayı kana buluyor, yarın neler olacak gibi sorulardan uzak durarak yaşarsak; başka bir deyişle günümüzü gün eder, çıkarımıza, rahatımıza bakar, köprüye takılınca 'ayı'lara 'dayı' der ve kafamıza şapkadan başka bir şey takmazsak düşünmemiz neden yük olsun ki?' 
Doğrudur! 
Zaten düşünme gücü her insan için problem olmaz. Hele hele yeterince gelişmemişse bu anlamda hiçbir sorun teşkil etmez. Akıl kullanma, her anlamda olup bitenleri anlama derdi olan; kendisini insanlaştırma, sorumluluklarını bilme ve gereğini yapma kaygısı olanlara yük oluyor düşünme. Yoksa... 
'Bilinçli, onurlu, sorumluluk sahibi ve özgür insan olmak' gibi derdi olmayanlara... 
'Toplumunu, geleceğini, ülkesini umursamayan, gününü gün eden' insanlara... 
'Nerde sabah orda akşam, vur patlasın çal oynasın, isterse dünya yansın' vurdumduymazlığında olanlara... 
'Özgürlük, bağımsızlık, kardeşlik, eşitlik ve genel anlamda insan hakları' gibi evrensel değerlerle işi olmayanlara... 
'Felsefe, sanat, bilim, teknoloji, üretim, bölüşüm, yardımlaşma' kaygısı taşımayanlara... 
Hiçbir zaman yük olmaz düşünme... 
Böyle insanlar için 'mutlu' veya 'mutsuz' olmak gibi bir kaygı da olmadığından, böylesine bir yükleri de olmaz... 
Düşünebilme, sağlıklı insanlar için bütün bunlardan ötürü ağır bir yük, aynı zamanda önünde durulamayacak gerçek güçtür...
erzurum_k@arcor.dehttp://www.kadirerzurum.desiehe oben
yaşar demir
from istanbul
Tarih: Prş 10 Haz 2010 01:56:48 CEST
Değerli ÖZONAKLI hemşehrilerim seyrekte olsa sitemizi ziyaret etmekteyim.orta mahalleden,bazı arkadaşların orta mahalle,hakkında daha az fotoğraf ve habere yer verildiğine dair serzenişleri görüp okumaktayım bununda mahallecilik yapıldığına dair yorumlara sebep olması ÖZKONAĞA VE HALKIMIZA zarar vereceğine inanmaktayım buradan tüm orta mahalle halkına sesleniyorum haber ve fotoğraf çekin ve bu siteye gönderin yayınlanacağından eminim
yasardemr@windowslive.com
YUNUS ASTSUBAY
from ERZURUM
Tarih: Cum 28 May 2010 02:06:37 CEST
ERZURUMDAN TÜM ÖZKONAKLILARA SEVGİ,SAYGI,HÜRMETLERİMİ SUNARIM.BEN 2005-2007 YILLARINDA ÖZKONAK J.KRK.K.LIĞINDA 2 SENE GÖREV YAPTIM,BU SENE ZARFINDA ÖZKONAK KASABASINI VE O MUHTEREM İNSANLARINI COK SEWDİM,2007 YILINDA ERZURUM ÖZEL HAREKATA TAYİNİM ÇIKTI,HALEN BURDA GÖREV YAPMAKTAYIM,ANCAK ÖZKONAK KASABASI VE O GÜZEL İNSANLARINI ÇOK ÖZLÜYORUM,VATANDASIN KARAKOLA YAPTIĞI HİÇBİR İYİLİĞİ UNUTAMAM,HERKESTEN ALLAH RAZI OLSUN,HAKKINIZI HELAL EDİN KENDİNİZE İİ BAKIN SAYGI VE SEWGİLERİMLE HERKESE SELAM:)
MURAT KORKMAZ
from samsun
Tarih: Sal 25 May 2010 20:21:53 CEST
samsun alaçam özel asayiş olarak yaptığım vatani görevimi tamamlayarak 23,05,2010 memleketime dönüyorum seni çok özledim Kapadokya seni çok özledim Özkonak ŞAFAK: Doğan Güneş
askerim.50@windowslive.comhttp://askerim.50@windowslive.comaskerim.50@windowsli
MUSTAFA OZGUN
from BELCIKA
Tarih: Paz 09 May 2010 09:34:31 CEST
SASYIN YONETICI BEN YURTDISINDAN GELIP RESIM CEKIP SITENIZE YOLLADIKTAN SONRA SIZIN BURDA BIR GOREVINIZ BIR ANLAM TESKIL ETMEZ.SORUN DEGIL BEN DEGIL RESIM CEKMEK O KADAR GUZEL SLAYTLAR VIDEOLAR HAZIRLARIM KI ORTA MAHALLEYI MAHRUMİYET BOLGESI ILAN ETTIRMEM.SADECE SIZIN CALISMALARINIZDA VE CEVABINIZDA BEN SUNU ANLADIM OZKONAK BOLUCULUK YASIYOR BUNUDA YASATAN SIZLERSINIZ.UZUCU BIR DURUM.... :cry :cry :cry :cry :cry
Yönetici'nin Fikirleri: kardeşim bende istanbulda yaşıyorum. siteye haber, fotoğraf, video gönderen olursa ekliyorum, birde yazları köye gidersem kendim çekebilirsem ekliyorum cami ceditte baba evim haliyle o tarafın resimleri çok oluıyor ama orta mahalledende cami kebirden de bol bol resim çektirip ekledim yeni fotoğraflar bölümünden görebilirsin binden fazla resim olduğunu biz özkonak diyoruz hiç mahlleceilik yapmıyoruz, ama orta mahalleliyim diye mesaj yazanlara bakarsa kimin mahalleceilik yptığını görürsün
mahmut özdemir
from ist
Tarih: Cum 30 Nis 2010 00:12:09 CEST
Buradan tüm özkonaklı yavrularımızın,ve bizleri yetiştirerek bu günlere gelmemizi saglayan tüm ögretmenlerimizin  
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutluyor, tüm çocuklarımıza ve özkonaklılara esenlikler diliyorum."
Powered by AkoBook 2.0.4
Anket
Özkonaklıyım, köye gitsem kalacak evimiz?
 
Özkonaklılar Pilav Gününe Niçin Gider?
 
ÖZKONAK FM




Get the Flash Player to see this player.
Haber7 Son Dakika
Ziyarete Gelenler
Bugün361
Dün210
Bu Hafta571
Bu Ay1513
Toplam185977
KİMLER VAR
Şuanda 3 misafir bağlı
Resimlerden
med_2.JPG
 
Top! Top!